Sinop Adliyesi Resmi Web Sitesi


-???-

Erfelek Hakkında

Mülhakat Adliyelerimiz > Erfelek Adliyesi

Erfelek Tarihi : Erfelek, Karasu Çayı ile İşkembe Çayı'nın (Kınık Deresi) birleştiği yerde kurulmuş, Sinop'a bağlı bir ilçe merkezidir. Bugüne kadar sıra ile Cumayanı, Salavat, Karasu, Erfelek isimlerini almıştır. MÖ45 yıllarında Sinop'a 18 mil mesafeden su getirildiği, muazzam su yollarının yapıldığı yazılıdır. Bu su yollarının Erfelek'in Hasandere Köyü'nden geçtiği kalıntılardan anlaşılmaktadır. Erfelek İlçe Merkezi'nde önemli tarihi kalıntılar ve tarihi yerler yoktur. Köylerinde; Abdurrahmanpaşa'da "Uzun Türbe", Tekke'de "Sarı Tekke", Balıfakı'da "Fakı Türbesi", Sorkun'da "Halil Türbesi", Akçaçam'da "Aşık Hasan Türbesi", Kızılcaelma'da "Çile Türbesi", Yeniköy'de "Akpınar ve Kanlı Türbe" gibi türbeler mevcuttur. Uzun türbe ve Sari Tekke'de yılın belli günlerinde dualar yapılır ve pazar yerleri kurulur. Akçaçam'daki Aşık Hasan Türbesi'nde Sinop'ta yatırı bulunan Seyit Bilal Hazretleri'nin kardeşinin yattığı rivayet edilmektedir. Karasu'da ticaretin günden güne canlılık kazanması, kentin büyümesi, çevredeki ihtiyaçların çoğalması, idari iş ve ihtiyaçların gelişip güçlenmesiyle 01/04/1960'da ilçe olarak, adı da Erfelek diye değiştirilmiştir. Bu isim, kasabanın Güney Batısı'nda Kazmasökü civarında bulunan Erfelek ormanlarına izafeten verilmiştir. Erfelek ilçe olduktan sonra süratle gelişmiştir. 1977 yılı itibariyle, ilçenin tüm köylerine yaz aylarında taşıtların gidebileceği yollar yaptırılmıştır. 1988 yılı Kasım ayı itibariyle de ilçenin tüm köyleri ulusal elektrik şebekesine kavuşmuştur.

Erfelek Şelaleleri : Eşsiz güzelliklere sahip, Karadeniz Bölgesinin yeşillik ve manzara açısından şanslı bir ilçesi olan Erfelek, son zamanlarda doğa ve dağ turizmi amacıyla düzenlenen Karadeniz turlarına dahil edilmeye başlanmıştır. İlçenin görülmeye değer ilginç doğal güzelliklerinden biri de "Tatlıca Şelaleleri"dir. Tatlıca Şelaleleri, yeşilin her türlü tonu, buz gibi soğuk suyu ve alabalıklarıyla, irili ufaklı 28 şelaleden oluşan, eşsiz güzellikte bir doğa harikasıdır. Bu şelaleler son yıllarda büyük bir ziyaretçi akınına uğramaktadır. Söz konusu şelaleler kademeli olarak birbirinin ardı sıra yukarıya doğru yükselmekte olup şelalelerin hepsini görüp tanımak için zorlu bir tırmanma gerekmektedir. Bu nedenle mevcut doğal halini zedelemeden bir tırmanma şeridinin yapılması gerekmektedir.

Hasandere Şelalesi :
Erfelek?in 4 kilometre doğusunda, Hasandere köyünün içinden geçen dere üzerinde bulunuyor.

Kaçkar Yaylası : Merkezin güneyine 8 kilometre uzaklıktaki DomuzDağı ormanlarının zirvesinde, 1100 metrede yer alıyor. Yaylanın etrafı köknar, çam ve kayın ağaçlarıyla çevrili.

Hacıbey Yaylası : Erfelek?in 20 kilometre güneydoğusunda, 1250 metre yüksekte Ormantepe köyünün sırtlarında bulunuyor.

Gübegüneyi Yaylası : İlçenin güneybatısında, merkeze 10 kilometre mesafede, 1050 metre yükseklikteki yayla yöre halkı tarafında mera olarak kullanılıyor.

Karaoğlu Köyü : Şair Ahmet Muhip Dıranas?ın kestane ve kayın ağaçlarından yaptırdığı ev bu köyde. Kestane ağaçlarının yoğunluğuyla tanınan köy, Erfelek?in sahil kesiminde, merkeze 4 kilometre mesafede yer alıyor.

ERFELEK TATLICA ŞELALERİ
Sinop il merkezine 42 km uzaklıkta, Erfelek İlçesi Tatlıca Köyü sınırları içerisindedir. Aynı vadi içinde art arda sıralanmış 30'a yakın irili ufaklı şelaleden oluşmuştur. Bu özelliğiyle Dünyada benzeri yoktur. Dar ve 2 km uzunlukta bir vadi içinde, şelaleler kenarında kayın ormanları içinde yapılacak 2 saatlik yürüyüş oldukça zevkli ve heyecanlıdır. Doğal sit alanı olan bölgede trekking, piknik, gezi ve av turizmi olanakları sağlamaktadır.

Uçurumdan uçuruma düşen, köpüklü suların oluşturduğu 30'a yakın şelelesiyle kayıp bir vadi?Ihlamur, gürgen ve meşelerin göğü hapsettiği bir ormanda, sararan yaprakların suyla muhteşem sonbahar düeti? İki yıl önce keşfedilen sarp vadide uğuldayan şelaleleri, muhteşem doğası ve bakır yaylalarıyla göz kamaştıran Erfelek, Sinop'un ilçesi.
Şamı Şelaleleri'nin aktığı vadideki eski su değirmeni, şelalelere de adını veren Şamı (Tatlıca) köyüne ait. Eski değirmen 1.5 kilometreyi aşan şelale tırmanışı için kerteriz noktası. Şelalelerden tırmanarak değirmene gelindiğinde yol yarılanmış oluyor. Geri dönmek isteyenler için değirmenden aşağıya patikayla inmek mümkün. Değirmenden sonra vadi daha da sarplaşıyor.
Sorgun, Erfelek'e yaklaşık 15 kilometre mesafede bir orman köyü. Sık ormanların çevrelediği bir ovada korulu köyde, diğer köylerde de olduğu gibi geleneksel taş örtülü eski evler hızla yok oluyor. Taş örtü, özellikle direkler üstünde duran ahşap tahıl ambarlarında ve tarlalardaki küçük kulübelerde görülüyor. Zira taş örtü çatıları, sert Karadeniz rüzgarına karşı daha dayanıklı kılıyor.

Kayın, ıhlamur, gürgen ve meşe ormanından gökyüzünün görünmediği dar Şamı Vadisi, Karasu üzerine kurulan baraj çalışmaları sırasında keşfedilmiş. Şelaleler, döküldükleri noktalarda bazen dört beş metre derinliğinde ve rengarenk gölcükler oluşturuyor.
Gebegüneyi yaklaşık 1050 metre yükseklikte bir yayla. Sonbahar, orman ağaçlarının yanı sıra ormanaltı bitki örtüsünü de göz alıcı renklere boyuyor. Atlas'ın koyduğu adla "Belikliduvar", vadinin hemen hemen ortalarına denk düşüyor. On metreye yakın dik duvardan yosunlar ve ormanaltı bitkileri de suyla birlikte akıyormuş hissi uyandırıyor.

Vadide zaman zaman küçük kollara ayrılan su, birleşip aynı gölcüğe dökülürken muhteşem görüntüler yaratıyor."Saklıseki' bu ayrılış ve yeniden birleşişin en güzel örneği. Gebe güneyi Yaylası sonbahar renklerinin en görkemli izlendiği noktalardan. Ormanaltı bitki örtüsünün en baskın rengini yine eğreltiotları veriyor.
Soğuk suların uğultularla döküldüğü Şamı Şelaleleri'nin her biri ayrı biçimde. Sonbaharda da su, hatırı sayılır seviyenin altına inmiyor. Sonbahar renklerinin hızlı değişimi en açık biçimiyle yapraklara yansıyor.
Erfelek'in Abanoz Mahallesi'ndeki asma köprü çelik halatlar üzerinde duruyor. Abanozluların ürkütücü köprüden hayvanlarını geçirebilmek için eşekle önden gitmesi gerekiyor. Erfelek, kendine özgü lezzetiyle ve piştikten sonra iç kabuğundan kolay ayrılan kestanesiyle ünlü. Olgunlaşan kestaneler uzun sırıklarla ağaçlara çıkılarak silkeleniyor.
Erfelek'in güneyinde, bin metrenin üzerindeki yükseklikte, karışık ağaçlarla kaplı ormanlık sırtlarda sonbaharın renkten renge geçişi rahatlıkla izlenebiliyor.Geleneksel taş örtü sistemi, Erfelek köylerinde hala görülebiliyor. Ustası kalmadığı için çatılar yenilenirken yerini kiremit ya da saça bırakıyor. Sorgunlu Sabri Tanrıöver İstanbul'da elektrikçilikten emekli. Köyüne dönmesinde 17 Ağustos 1999 depremi etkili olmuş. Ufak tefek onarımların elinden geldiğini söylüyor ama çatıyı tamamen aktarmak gerektiğinde o da taştan vazgeçmek zorunda kalacak. Erfelek'in öteki köylerinde olduğu gibi, ünlü şair Ahmet Muhip Dıranas'ın köyü Karaoğlu'da da sonbaharda elma ve armut pekmezi yapılıyor.


Ana Sayfa | Adliyemiz | Cumhuriyet Savcılarımız | Hakimlerimiz | Personel | Nöbet Listeleri | Duruşma Listeleri | İlimiz | Mülhakat Adliyelerimiz | E-Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu | Denetimli Serbestlik | Arama | Bilgi Edinme | Mevzuat | Dava Dosyası Takibi | -???-


-???-


-???- | -???-